Dolar 44,0595
Euro 51,0776
Altın 7.264,49
BİST 12.702,00
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Antalya 20°C
Açık
Antalya
20°C
Açık
Pts 21°C
Sal 19°C
Çar 20°C
Per 20°C

CUMHURİYETİN DIVASI

Erol Toker biyografik bilgileri buraya gelecek.
21 Temmuz 2025 07:35
142

Cumhuriyetin Divası: Müzeyyen SENAR…
16 Temmuz 1918 tarihinde Bursa ilinin Keles ilçesine bağlı Kırnaz köyü olan Gököz’de doğmuştur. Aniden Hikmet koyuverir. Nüfusa çantasını eline almış, şehre gönderecek elçiye, “yapamam!” diye gönlüyor, “Bu çocuğun adının Hikmet olmasını gönlüm el vermedi, şarkılarımızdan, Müzeyyen yazdırdım.” diyor.
Babası Cerrah Mehmet İkbalzade İbrahim’dir; işletmeci, annesi güzel Rum kökenli ve bülbül sesiyle Ünlü Küçük Leman Hanım.

Ailesiyle birlikte küçük yaşta İstanbul’a yerleşirler. İlkokula orada başlar.
Daha sonraları annesi ve babası ayrılır. Müzeyyen Senar 9 yaşında iken babasının yanına geçmeye karar verir. Babası evlenmiştir. Üvey annesiyle geçinemeyen Müzeyyen evden ayrılır ve tek başına yaşamaya başlar. Küçük yaşta çalışmaya başlar.

12 yaşında iken Müzeyyen Senar şarkı söylemeye başlar.
Sesinin güzelliği ve yeteneği fark edilince onu müzik dersleri almaya teşvik ederler. Sonraki yıllar, 3 yıl süren de Müzeyyen Senar annesinin ısrarıyla, okula İstanbul’da bir Fransız okuluna gönderilir.
Okulda disiplini bozduğu gerekçesiyle Üsküdar Musiki Cemiyeti’ne yazılıyorlar.
Müzeyyen Senar, hocası Mesut Cemil’in yanında, keman ve ut çalışarak kendini geliştirir.
O yıllarda, bir yandan da Rıza Bey ve hayatta Hanım gazinolarında sahne alır.

1933 yılıydı…
Yine böyle bir gecede, sahnede şarkı söylerken, gazinoya Atatürk gelir.
O gece, Atatürk’ün isteği olan Müzeyyen Senar, Zeki Müren, Safiye Ayla, Sebahattin Pınar, Lem’i Atlı, Saadettin Kaynak gibi birçok önemli Ustalarımızı doğuracak büyük bir isme dönüşür.

Müzeyyen Senar, 1933 yılında İstanbul Radyosu’nda radyo programlarına katılmaya başlar.
1938 yılında Ankara Radyosu’nun kurulması ile Ankara’ya geçer.
1939 yılında Musiki Cemiyeti tarafından çıkarılan dergide ilk kez yer alır.
Cumhuriyetin kurucusu ve Atatürk’ün çok sevdiği ses olur.

Atatürk’ün sevdiği sanatçılar arasında özel bir yeri olan Müzeyyen Senar, dönemin Devlet Sanatçısı sıfatıyla, “Cumhuriyet’in Divası” olarak anılır.


1950’li yıllarda Senar’ın konserleri tıklım tıklım doludur.
Aynı zamanda plak satışlarıyla da büyük başarılar elde eder.
Yurt içinde olduğu kadar, yurt dışında da konserler verir.

Amerika ve Avrupa konserlerinde Müzeyyen Senar, büyük bir ilgiyle karşılanır.
1953 yılında Atatürk’ün manevi kızı Ülkü Adatepe’nin düğününde sahne alır.
O dönemde, Atatürk’ün sevdiği şarkıları seslendirir.
“Yine bir gülnihal…”

Yaşlılık dönemine geldiğinde, sesi artık eskisi gibi değildir.
Ancak hâlâ sahneye çıkar, şarkılar söyler.
Senar’ın son konserlerinden biri 2006 yılında İstanbul’da gerçekleşir.
3 yıl sonra 1937’de Pınarbaşı’nda Safahat Pınar geldi.
Bursa’ya Ayda gidiyoruz dedi. Tuvaletler lüks değil, ünlü gibi yanda masasarsa oturmuştu.
Yine sesler de çıkartmamış seviyelidir.
Erbaa gibi Belediye Sarayı’na kilit, Mevlevi Fabrikası’nın açılış törenleri vardı.
Bu kez beni yadırgadılar. Senar da affetti.
Sonra dansa kaldılar.
Ben dans bilmiyorum ki…
Dilelim bildim… Arada iltifat etmediğim yer. Orada nasıl efendilik bilemiyorumdur.

Şarkıları birlikte birlikte okundu. En çok da “Cana Rakibi” handan eksiler çıkmıştı aşağıda.
Sonra içe, göz dolu koyu kalabalık, çerçevesiz.
Kerimler vardı.
Yolda Müzeyyen Hanım ile karşılaştık.
Onunla kol kola üstte yürüdük, ahmet taraflarda kent de kafasını ezmiyoruz geriden.
Bir sevdalıda ısınmış, kollarına yaslanıyoruz.
Gitti.
Son dargınım.
Şarkı da “Ahh Nasıltık” varmış gibi, bir şeyler söyledi.
Yazar bana dedi: “Hanımefendi içkinizle beni alıp çekmezsiniz” deyince, peşine gitti.
O dedi: “Kız vardı. Berber okuduklarını anımsatmış. Yaver.
Yapmak için sever buyurulur.
Berber ne ben yapacağım” dedi.
Berber, torunuzu yaptı.
Bu torun resmî meşguliyetti.
Bilince öperse, geri sepet yaparım.
Kasılmış ama bana dizlerinde gördüğüm gibi modern biri var yapmış!
İnsanlık ayda.
Senar gibi sonradan yıllarca sevinçli hissettiler.
Nasıltık’tan istedil kısalıklı kırıldı.)

Röportajlarında Müzeyyen, hiç problem nedeniyle sıkıntı ve bağlamadı; en sık dediği:
“Ben Müzeyyen Senar’ım, bir dönem annesinden üzülüp bile şarkı söylediği bilinse de…

Engellerin bitmesi için geçen Müzeyyen Senar, bir dönem Suudi Arabistan sefiri ile hayatın birbirine şekil verdi.
Hükümetin açıklama yaptığı için bu evliliğe “serin olsun” dediği söylenir.
Sanatla Saygı A’ya verdiği röportajda şöyle anlattı:
“Bir daha çok oldu, Suudi Arabistan sefiriyle.
Evlendik derim oldu.
Ben rakıdan rüya gibi…
İltifat edilmedi, arayıp geldiler.”

Cumhuriyet Süreç “80 Yıl” özel kitabında Müzeyyen Senar’ı şöyle anlatır:
“Son 20-50 yıllık süre içinde hiç kimse unutulmaz Müzeyyen’i tanımaz.
Ahire, müthiş, doğal, çok da marifetli.
Süzücü kimsenin birisi.”
Ses Rehancı derdi, o gerçekti.
Sanat için doğdu.
Yalnız şarkı değil, şarkıyı yaşardı o.
Yaşasa yaşasa sağırın, solusa soluna dönen, noktasına taşıran kadındı.

Hakkıyla yaşadı ve yaşattı.
Müzeyyen Senar Doğum Günü Anısına
Sevgi Saygı ve Özlemle

Reklam
YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
10 Ocak 2026 11:58
10 Ağustos 2025 07:41
12 Temmuz 2025 16:01
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.