İSTİKAMET NEREYE
Hayatın Gelir-Gider Dengesizliği
Ticarette risk alanlar; giren-çıkan muhasebesini günlük, haftalık, aylık, yıllık tutanlar, bir gün sonrasına daha kararlı ve hesaplı adım atarlar. Hesapsız kasap, ne satır kor ne de masat . Bu ifadede geçen ikaz, konunun ehemmiyetini açıkça ortaya koymaktadır .
İnsan ömrü kısa… Göz açtın, kapadın… Hepsi bu kadar . Hayat boyunca öğrenilmesi gereken iki unsur vardır:
- Hesap muhasebesi
- Hayat muhasebesi
Endişe işte burada başlıyor: Yarın nasıl olur? Gelire göre gider yaşamından öte; on yıllık borç anlaşmaları, krediler ve benzeri yükler altına giriyoruz . Toplum, harcama konusunda öylesine kendini kaptırmış ki; giydiğini bir daha giymeyen, kullandığı eşyanın kıymetini bilmeyen, yemede ve içmede israf eden bir hâle geldik . En kötüsü de; bize verilen ömür sermayesini fütursuzca harcıyoruz .
Artık yaşam kalitesi; oturulan evle, binilen araçla, kapılan koltukla, oturulan mahalleyle, siteyle veya giyilen elbise markalarıyla ölçülür hâle gelmiş durumda . Yani okulda birinci-ikinci-üçüncü sınıf misali, çevre olarak da bir ayrıştırmanın içine doğru yol alıyoruz .
Asgarî ücret tartışmaları başladı. Devletimizin bu kesime de destek olması elzem hâle gelmiştir . Emeklilerimiz; yıllarca her alanda ömür tüketti. Bugün aldıkları ücret, adeta torunlarına cep harçlığı seviyesinde kaldı . “Gelir-gider dengesizliği” diyerek söze başladık; bugün en düşük kira yirmi bin lira olmuş durumda. İğneyi önce kendinize, çuvaldızı başkasına batırın .
Çözüm: Zam fırsatçılarına prim vermeyin . Esnafımız; kira bedelini, vergisini ve giderini zor karşılıyor . Sahanın sesi olarak diyorum ki: Halkımız yorgun . Hani bir şarkıda geçiyor ya: “Yıllar yorgun, ben yorgun, boşa geçmiş seneler… Böyle hicran yarası, böyle bitmez çileler…” .
Fert olarak kendimizi bir hesaba çekelim. Nasıl yaşarsanız, öyle idare olunursunuz.
